Kayıtlar

umut etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Okudum: Uyanan Güzel

Resim
Uyanan Güzel by Jale Sancak My rating: 4 of 5 stars Jale Sancak bu kez çok sevdiği İstanbul'un romanını yazmış. Vahide ve Adrian'ın aşklarına ev sahipliği yapan İstanbul'un sokaklarına dikilen metal duvarlar, iklim değişikliğinin sebep olduğu fırtınalar, insanlarının yaşadığı toplumsal sıkışmışlık her paragrafta hissettiriyor kendini. Kent bu kadar kaotik olduğu halde içinde yaşanan aşklar, gençlerin yükselen sesleri her bölümde umuda davet ediyor okuru. Yazar daha önceki romanında olduğu gibi bu romanda da kadını anlatıyor, kadının kendini bulmasını, özgürlüğünü, cinselliğini, birey oluşunu keşfetmesini hikaye ediyor. Vahide uyanıyor. Romanı bölen ara metinlerle ise İstanbul'un uzak tarihine doğru bir yolculuğa çıkarıyor okuru. Bu yolculuk elbette ana hikayeye paralel bir duygu içeriyor. Aynı zamanda okuru İstanbul'un ilk kurulmaya başladığı eski çağlardan bugüne getiriyor. Söylemeden geçmek olmaz. Jale Sancak'ın büyülü dili de hikayeyi bir kat daha güzelleş...

Bu Bize Yeter ve Kutlanmaya Değer

Resim
Yılbaşı gecesi kutlama yaparsınız ya da yapmazsınız.  Nedenleriniz vardır ve sizin seçiminizdir.  Yine de duvardaki, masanızın üzerindeki takvimi değiştirirsiniz.  Yaşamınızdaki bazı şeyleri değiştirmek için o günü beklersiniz, bazı kararları o güne ertelersiniz, o gün ister istemez geriye doğru bir bakar hesap yaparsınız.  Kutlasanız da, kutlamasanız da 31 Aralık'ı 1 Ocak'a bağlayan gecenin hepimiz için, hatta dünya için yeniden başlama umudu olduğunu inkar edemezsiniz. Bu da bize yeter ve kutlanmaya değer. Herkese umut ve aydınlık dolu yıllar diliyorum.

Neler Oluyor???

Neler oluyor benim güzel ülkemde? Yürekler kanıyor... Türke Türk, Kürde Kürt demek sanki dillleri yakıyor... Domuz bağıyla öldürülenler bir kez daha işkenceden geçiyor... Öğrenciler eşek sudan gelene dek dövülüyor... Kadınlar sittinsenedir intihar ediyor... Saygının yerini pervasızlık alıyor... Ağız dolusu küfür siyasetin jargonuna yerleşiyor... Keyifle içilecek bir yudum içki boğazlara düğüm oluyor... İşsizlik umutsuzluk oluyor... Umutlar hep başka bahara kalıyor... Koskoca bir millet yoksulluğa, yoksunluğa alışıyor... Yapanın yaptığı yanına kalıyor... Dertlere derman bulunmuyor... Saymakla bitmiyor ama elden de bir şey gelmiyor... 13.01.2011

Umut... Yine Yeniden Umut

Herkes için farklı çağrışımları olsa da, hayatı yaşamaya, beklemeye değer kılan bir güven duygusudur umut. Ne çok şey anlatır. Özünde hep daha iyiye kavuşma arzusudur. Bir bebeğin gülüşü, çalan telefonun sesi, posta kutusuna düşen bir mesaj, bazen bir kağıt parçası, bir gazete haberi umut olup tutuşuverir yüreklerde. Ne zordur umut etmek ya da en zoru umut edememek. Hayatımız boyunca sahip olabildiklerimizin, yalnızca bizim olanların en önemlisi olduğunu anlayamadan yaşar gideriz. Kimi zaman kendimizi tüketir bir başkasında ararız umudu. Kimi zaman bize umudu getirecek birini ararız. Kimi zaman umudun kendini ararız. Umudu aramak karanlıklarda, bazen el yordamıyla, bazen tökezleyerek, düşe kalka... Onu bulamamaktan korkmak... Eğer hal böyleyse, korku egemen olmuşsa zihne kaybedilmiş bir yaşam kalır geride. Yol her an biraz daha karanlık olmaya başlar, sürüngenler etrafta dolaşır, her adımda gölgeler biraz daha uzar, kalp atışları hızlanır. Tutunduğumuz dallar elimizde kalır, kendi sesi...