Kayıtlar

Latife Tekin etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Pek de Umurumda Değil Kapının Üzerinde Unuttuğum Anahtar

Resim
Evde unutkan olduğuma dair bir söylenti dolaşıyor. Oysa söyledikleri gibi unutkan olmadığıma eminim. Hatta şöyle bir varsayımım da var; bana unutkan diyenler, söylediklerini sandıkları şeyi akıllarından geçirip de söylemeyi unuttukları için, böyle asılsız bir söylenti yayıyorlar kulaktan kulağa. Evet, kesinlikle haklı olduğumu biliyorum. Üstelik benim için önemli olan hiçbir şeyi unutmuyorum.  Neden mi bu kadar önemli? Çünkü unutmaktan korkuyorum. “Unutmak; bir mezar kazmak, unutulması gerekenleri oraya gömmek ve üstüne işaret koymamaktır…” (1) İnsanın en büyük felaketi nedir, diye sorsalar “unutmak” derim. Ben o hastalıktan, unutma hastalığından bahsetmiyorum. Başka bir unutma benim kastettiğim. Unuta unuta yaşamın içinden sıyrılıp başa dönmek, hiçbir şey olmamış gibi yeniden aynı yolu yürümek. “Gelecek kimsenin umurunda olmayan, ilgisiz bir boşluktur, geçmiş ise yaşam doludur, kızdırır, başkaldırtır, yaralar, o kadar ki, bu yüzden onu yok etmek ya da yeniden yaratmak is...

Ne yazacağını bilmeden yazılmış kifayetsiz bir yazı!

Resim
Kaç gündür döndüm dolaştım, ne yapsam kafamın içinde büyük, küçük bir sürü soru işaretinin birbirine çarparak bölünüp çoğalmasını önleyemedim. Bir kelime aradım, bir cümle, belki bir fotoğraf ya da bir anı. Yok, zihnim hiçbir çağrıya yanıt vermedi. Süre doldu! Ekrana beyaz bir sayfa açtım. Parmaklarımı tuşların üzerinde gezdirdim. Bekledim… "Söz vermiştim kendi kendime: Yazı bile yazmayacaktım. Yazı yazmak da hırstan başka ne idi? Burada namuslu insanlar arasında sakin ölümü bekleyecektim. Hırs hiddet neme gerekti? Yapamadım. Koştum tütüncüye, kâğıt kalem aldım. Oturdum. Ada'nın tenha yollarında gezerken canım sıkılırsa küçük değnekler yontmak için cebimde taşıdığım çakımı çıkardım. Kalemi yonttum. Yonttuktan sonra tuttum öptüm. Yazmasam deli olacaktım." (1) Galiba en iyisi yazının kendisine tutunmaktı. Bir sürü güzel kelime vardı beni kendine çeken. Onların büyülü tınılarına sığınıp belki bir fısıltının peşinden gidebilirdim. Bazı kelimeler çok güzel, diyerek açtı...