Kayıtlar

Gecenin Bir Vakti

Resim
Gecenin bir vakti, çarşamba henüz perşembeye dönmüşken bilgisayarın başında ne yapıyorum. Aslına bakacak olursanız çamaşır makinesinde dönüp duran çamaşırların yıkanmasını bekliyorum. Bir yandan da bu süreyi değerlendirip bu sayfaya yeni bir yazı eklemeye çalışıyorum. Aklımda ne yazacağıma ne söyleyeceğime dair herhangi bir fikir olmadığından kirli çamaşırların yıkanması meselesiyle başladım konuya. Eh bunu söylediğime göre yazıya konu olacak bir şeylerden bahsetmek, sadede gelmek zamanıdır. Son okuduğum, son aldığım kitaplardan bahsetmeye ne dersiniz? Yoğun bir atölye programım olduğundan bu sıralar okuduklarımın bazılarını yeniden okuyorum. Bu kimi zaman gerçek bir okuma kimi zaman ise hızlıca bir gözden geçirme oluyor. Sondan başlayıp geri gidelim. Bugünkü atölyede Jose Saramago'nun ölmeden önce yazdığı ve ölümünden sonra yayımlanan son romanı Kabil'i konuştuk. Okuyanlar bilir ki son derece kışkırtıcı bir romandır. Bize Kabil ile Habil'in hikayesini yaratılış mitinden ba

Artık Biraz da Yarınımız Olmalı

Resim
İnsan birlikte yaşamayı, paylaşmayı, kabul etmeyi, eşit olmayı, birbirinden korkmamayı öğrenemiyor. Bu sebeple sürekli savaşıyor. Birini diğerine kul, köle, bağımlı kılmaya çalışıyor.  Elbette edebiyat da bunu dert ediniyor. Baharla birlikte yeni bir atölyeye programına başlıyoruz. İnsanlığın en karanlık çağına en kanlı coğrafyasına bakıyor ve uygarlığın elindeki kanı, insanlığın varoluşunu sorgulayan romanlar okuyoruz. Dört hafta, dört roman, dört yazar 17 Mart Perşembe,  Karanlığın Yüreği 24 Mart Perşembe,  Bülbülü Öldürmek 31 Mart Perşembe,  Kuzeye Göç Mevsimi  7 Nisan Perşembe,  Sevilen Atölyemiz çevrimiçi olarak yapılmaktadır. Atölye başlangıç saati 12.00'dir. Bilgi ve kayıt için adresi biliyorsunuz: Gergedan Kitabevi 0216 350 2766

Kendi Yurdunda "Öteki"

Resim
  Öykü kitabımın duyurusunu yaptığımdan beri buraya herhangi bir not düşmeyişimin nedeni anlatacak bir şey olmadığından değil de bir türlü sıra gelmediğinden. Atölyeler, okumalar, günlük rutin, biraz sosyal hayat ve babamın bir süredir bütün aileyi allak bullak eden hastalığı derken aynı anda her yöne koşmaya çalışan, bu yüzden de olduğu yerde sayan biri gibi hissediyorum kendimi. Dün başımdan geçen ve bana oldukça dokunan bir hikaye anlatacağım bu kez: Yayınevinin video çekimi için gittiğim Şişli'den eve dönerken metroda genç bir kadın oturdu yanıma. Kadın diğer yanında oturan adama Bakırköy'e gitmek için ne yapması gerektiğini gayet akıcı bir İngilizceyle sormaya, derdini anlatmaya çalıştı. Bu gibi durumlarda soru bana yöneltilmedikçe karışmamaya özen gösteririm. Adam İngilizce bilmediği halde Bakırköy ve Marmaray isimlerinin rehberliğinde kadının ne sorduğunu anlayarak yardım edebilmek için çırpındı. Aktarma istasyonu Yenikapı'ya geldik ve hep birlikte indik. Yürüyen mer

Tahtaboşa Gelen Kuşlar

Resim
Bu kez kendimle ilgili bir yazı yazıyorum. 2021'i kendim için bile sürpriz bir haberle bitirdim ve her şeye rağmen 2022'ye heyecanla başlıyorum. Okurunu bulmasını yürekten dilediğim öykü kitabım 29 Aralık'tan itibaren sevgili okurun ellerine emanet. Uzun yoldan geldi öykülerim, benimle de içinden geçip geldikleri zamanla da mücadele edip durdular. Kazananlar yüz sayfanın içine sığdırdılar kendilerini. Yayınevim Edebiyatist'e, kapak çizeri Zeynep Tuba Çakır'ın, kapak tasarımını yapan Gülşah Korkmazoğlu'nun ve her konuda fikirleriye destek olan sevgili Bahar Yaka'nın katkıları ve emeklerine çok teşekkür ederim.  Öykülerimin ilk okuru ve editörüm olan Neslihan Önderoğlu'nun desteği çok kıymetliydi.  O zaman bu sayfayı da Neslihan'ın elinden çıkmış olan arka kapak yazısına bırakmak doğru olur: Fatma Burçak edebiyatın içinden bir isim. Yıllardır sadece okuyup, yorumlamakla kalmadı, birikimini derlediği kitaplar ve atölyeler yoluyla başka okurlara, çocuk k

2021 Yılında Okuduklarım

Resim
  Instagram hesabımda birkaç gün önce Goodreads istatistiklerimi paylaşmıştım ve listeyi burada açıklayacağıma söz vermiştim. İşte bazı kitaplarla ilgili yorumlarla birlikte bitirmekte olduğumuz 2021 yılının okuma listesi: 1. Asılacak Kadın, Pınar Kür 2. Yarın Yarın, Pınar Kür 3. Hayalet Hikayeleri, Pınar Kür 4. Okuma Üzerine, Lafcaido Hearn 5. Vezir Gambiti, Walter Tevis 6. Dr. Faustus, Cristopher Marlowe 7. Dorian Gray'in Portresi, Oscar Wilde (Sansürsüz basım, Everest) 8. Dorian Gray'in Portresi, Oscar Wilde (Standart basım, Can) 9. Faust, J.W. von Goethe Okuması da, anlatmak üzere hazırlanması da hiç kolay değildi. Goethe ilk kitabı Faust miti üzerine yazmış, 58 yıl sonra tamamladığı ikinci kitabı ise bambaşka bir içerikle yoğurmuş. Zamanın ruhunu dile getirdiği hikâyeyi Antik Yunan kültürü ve mitoloji ile öyle bir harmanlanmış ki her sahnede durup, düşünüp yeniden okuma gereği duyuyor insan.  Alman edebiyatı konusunda Gürsel Aytaç'ın birikimi her zaman başvuru kaynakla