Kayıtlar

söyleşi etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Donmuş Bir Zaman: Unutkan Ayna

Resim
Yarın, atölye gruplarımdan birinde Gürsel Korat'ın Unutkan Ayna isimli romanını konuşacağız. Romanı ilk okuduğumda çok etkilenmiştim. O zaman yazılarımla destek vermeye çalıştığım Gamlı Baykuş Dergisi için yazarla bir söyleşi yapma fırsatı bulunca da çok sevinmiştim. Bugün romana dönüp yeniden bakarken üzerinden beş yıldan fazla geçmiş olan o sıcak yaz gününü anımsadım. Söyleşinin kaybolup gitmesine gönlüm razı gelmedi. Hep okunacak yazarlarımızdan biridir Gürsel Korat. *** Sabahın erken saati olmasına rağmen hava sıcak. Çok uzun zamandır gelmediğim Ankara’da trenden indiğimde büyük bir sürpriz karşılıyor beni. Yeni, modern, kocaman ve soğuk bir gar binası. Sağa sola bakınıyorum, neredeyim? Güzelim eski gar binasına ne oldu? Yeni binadan çıkıp, büyük bir sevinçle yıkılmadığını öğrendiğimiz eski gar binasına giriyoruz. Yanımda Aysel Karaca. Heykelin önünde Gürsel Korat’la buluşuyoruz. Bizi evinde ağırlamayı teklif ediyor. Eve doğru giderken Ankara’yı izliyorum arabanın camından. Ben...

Gamze Arslan, Çerçialan, 3.Baskı

Resim
Bugünlerde sessiz sedasız 3.baskısını yapan bir öykü kitabı var. Sessiz sedasız dediğime bakmayın aslında dil, üslup, özgünlük bakımından bangır bangır bağıran ve "ben buradayım, beni oku" diyen öykülerden bahsediyoruz. 2016 yaşar Nabi Nayır Öykü Ödülü’ne değer görülen Gamze Arslan, 1986 yılında Ankara’da doğmuş. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde Tiyatro Bölümü/ Dramatik Yazarlık Ana Sanat Dalı mezunu olan Gamze Arslan, öykücülüğünün yanında birçok TV dizisinin senaryo grubunda yer almış, halen senaryo çalışmaları devam ediyor. Öykülerde genel olarak kadın sesini duyuyoruz ancak bu ses farklı biçimde geliyor kulağımıza. Sadece kadının sosyal konumundan kaynaklanan sorunları anlatan öyküler değil; alt metinleri, okurun kendi penceresinden beklenmedik sonlara bakışı, kahramanların zaman zaman şiddeti bir çıkış gibi görmelerinin şaşırtıcılığı ile okurken yeniden yazılan metinlerden bahsediyoruz. Sözü fazla uzatmadan Gamze Arlan'laaptığımız kısa söyle...

Hüseyin Kıran'la Söyleşi

Resim
Hüseyin Kıran, edebiyatımızın değerli yazarlarından biri. Eğer hala okumadıysanız Resul adlı romanını mutlaka okumanızı öneririm. Biz son kitabı Dağ Yolunda Karanlık Birikiyor 'u ve diğer bazı şeyleri konuştuk.  İstanbul Telif Ofisi ve Gümüşlük Akademisi 2017 yılından itibaren yazar ve çevirmenler için bir “Edebiyat Bursu” projesi başlattı. Burs bu yıl Hüseyin Kıran’a armağan edildi. Hüseyin Kıran, 1965 yılında Amasya’da doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini burada tamamladı. Üniversiteden politik nedenlerle ayrılmak zorunda kaldı. Yine aynı nedenlerle 10 yıl hapis yattı. İki kız çocuk babası. İstanbul’da yaşıyor. Madde Kara (şiir), Resul (roman), Gecedegiden (roman), Benim Adım Meleklerin Hizasına Yazılıdır (roman), Küstah (şiir), Dağ Yolunda Karanlık Birikiyor (roman)  adlı kitapları yayınlandı. Kıran şu sıralar yeni novellası Yaşamak, Bir Çaba üzerine çalışıyor.

Jale Sancak ile Belki Yarın Üzerine

Resim
Jale Sancak ile 11 öyküden oluşan kitabı Belki Yarın ve yazmak, okumak, edebiyat üzerine keyifli bir söyleşi yaptık. 3 Aralık 1958 tarihinde İstanbul’da doğan Jale Sancak, 1984’ten beri tekstil sektöründe modelist ve tasarımcı olarak çalışıyor. 1985’te TRT İstanbul Radyosu’nda seslendirilen “Yitik Sesler” adlı oyunuyla yazarlık yaşamına adım attı. 1980’li yıllarda yazdığı şiirler dönemin sanat ve edebiyat dergilerinde basıldı. Radyofonik oyunları ise TRT radyoları tarafından yayınlandı. 1979 yılında yapılan bir film hikâyesi yarışmasında birincilik ödülü aldı. “Mırıl Mırıl Münevver” adlı öyküsü TRT tarafından televizyon filmi olarak çekildi ve gösterime sunuldu. TRT radyolarında 20 kadar oyunu yayınlandı. Özel TV ve radyolara tanıtım programları hazırladı. “Kasabanın İncisi” adlı televizyon dizisinin senaryo ekibi içinde yer aldı. 1998’de TRT’ye “Ateşi Çalmak” adlı televizyon programını hazırladı. Gene TRT’de yayınlanan “Ömrüm Ömrüm” adlı dizide metin yazarı ve danışman olarak ça...

Hakan Bıçakcı ile Otel Paranoya Söyleşisi

Resim
Geçtiğimiz günlerde Hakan Bıçakcı ile yeni kitabı Otel Paranoya hakkında küçük bir söyleşi yaptık. Berat Pekmezci tarafından resimlenen öykü adından da anlaşılacağı üzere farklı çağrışımlara, yanılsamalara açık bir mekan olarak kurgulanan otelde geçiyor. Garip olan kim ya da ne? Otele gelen genç adam mı, saçlarını kesip çorbanın içine katan kadın mı, oda numaraları değişen ve kırmızı kapının siyaha boyandığı otel mi? Söyleşiyi Jurnal Edebiyat kanalından izleyebilirsiniz.

Hakan Bıçakcı ile Söyleşi

Resim
19 Ocak salı akşamı saat:19.30-21.30 arası  Fatma Burçak  moderatörlüğünde son kitabı ‘Hikayede Büyük Boşluk Var’ ile yazar Hakan Bıçakçı'yı konuk ediyoruz Gergedan'da.  Tüm edebiyatseverleri bekliyoruz. Yerimiz kısıtlı olduğu için 02163502766 ya da 05496095546 numaralı telefonlarımızdan arayarak rezervasyon yaptırabilirsiniz.

Tahammülsüzlük Kitabı: Gezi Apartmanı - Filiz Elasu

Resim
Yaz aylarında neredeyse 2 günde okuyup bitirdiğim bir romandan söz etmek ve yazarı Filiz Elasu ile tanıştırmak istiyorum sizi. Gezi Apartmanı, Filiz Elasu’nun ikinci romanı. Romanın ana karakteri Sacide’nin yeni taşındığı evinde apartmanın diğer sakinleriyle, kapıcısıyla ve elbette ailesiyle yaşadıklarını anlatırken yaşadığımız topluma en küçük ölçekten bakıyor, içimize ayna tutuyor. Tahammülsüzlüklerimizin neden, nasıl büyüyerek kimi zaman şiddet sınırına geldiğinin altını çiziyor usulca. Bu kitabı okurken bazı sahnelerde kendimle yüz yüze geldiğimi bile söyleyebilirim. Yavaş ilerleyen bir roman ama aynı zamanda okura verdiği gerilim ve merak duygusuyla sizi sürükleyen bir metin. Yazar her karakteri onun zihninden anlatmış, böylece olaylara farklı bakış açılarını ortaya koyarak birbirimizi anlamak istemeden nasıl yaşadığımızı da göstermiş. Ben bu romanı şöyle tanımlıyorum: Tahammülsüzlük Kitabı… Yazarı ve romanını kendisine sordum; işte sorular ve yanıtlar. - Yazmaya nasıl ba...

WoMEN Dergisi'yle küçük bir söyleşi yaptık

SÖYLEŞİYİ OKUMAK İÇİN TIKLAYIN...

Hakkı İnanç Söyleşisi

Resim
29 Nisan 2013 Pazartesi, 09:19:47 Güncelleme:  09:23:56 Ümran Avcı  - uavci@htgazete.com.tr Fotoğraf: Ayhan Yıldız Edebiyat dünyasına beş yıl önce adım atan Hakkı İnanç 'ın kaleme aldığı hikayeler Orhan Kemal, Yaşar Nabi Nayır, Ümit Kaftancıoğlu gibi pek çok öykü yarışmasında ödül aldı. İlk kitabı "Bozuk" ise 2013 Selçuk Baran Öykü Ödülü'nü alarak okurla buluştu.  Hakkı İnanç  ile anne ve babasının ölümüyle şekillenen ve onu edebiyata yönlendiren yaşamını, öyküleri ve ödüllerini konuştuk... Edebiyat dünyasının genç simalarından olmasına ve edebiyatla geç tanışmasına rağmen 14 ödülle sanat dünyasında yer bulan  Hakkı İnanç , "Beni hayata bağlayan şey yazı. O ip koptuğunda ben de hayattan kopacağım" diyor. - Yaş 29 ve beş yıl önce yazmaya başladığınız hikayelerden çok ödül geldi? Kaç ödül aldınız? 14 ödülüm var. Başlarken hiç beklemiyordum bu ödülleri. Marmara Üniversitesi'nde işletme okuyordum fakat okuduğum bölümle ilgili bir şey yapmak iste...

Günlüğüm - 21

Resim
Selim İleri ile Sözünü Sakınmadan Geçen hafta yaz rehavetinden kendimizi sıyırıp İstanbul Modern'in bahçesine attık kendimizi. On dakika gecikmeyle de olsa Selim İleri'nin keyifli sohbetine katılma fırsatı bulduk. Videoyu izlemek isterseniz adresi budur: http://www.sabitfikir.com/soylesi/selim-ileri-ile-sozunu-sakinmadan-video Benim akıl defterime yazdıklarımı merak ederseniz işte notlarım: Yirminci yüzyılın sonlarından beri türler arasındaki keskin ayırımların ortadan kalktığını düşünüyor. Yazar yazılması gerektiğini düşündüğü şeyi yazar biçim sonradan gelir, bu bazen roman olur bazen öykü bazen başka bir şey... Eleştirmenlerin kendilerinden kurtularak (bu noktada Selim İleri yazarla eleştirmen arasında ilişkiye atıfta bulundu: arkadaşlık, küskünlük, kızgınlık gibi duygusal sebeplerin eleştirmenin o yazarın eserine bakışını etkilememesi gerektiğini söyledi.) esere nesnel yaklaşabilmelerini istiyor (benim notum; kim istemez ki :) Selim İleri üzerinde çalıştı...

Günlüğüm - 18

Resim
Füruzan ile Sözünü Sakınmadan Dün akşam Semih Gümüş ve Ömer Türkeş Sözünü Sakınmadan etkinliğinde Füruzan'ı konuk ettiler. İstanbul Modern' in lobisinde oldukça kalabalık bir gruptuk ve keyifle katıldık bu güzel sohbete. Söyleşinin videosu bir kaç gün içinde yayınlanır zaten. ( http://www.sabitfikir.com/soylesi/furuzanla-sozunu-sakinmadan-video )  Böylece ben de yeniden yeniden izler ve belki de kaçırdıklarımı yerine koyarım. Üzerinden neredeyse bir gün geçmesine rağmen hala aklım sevgili Füruzan'ın sözlerine takılı duruyor. Benim dimağımdan süzülüp de gelen, kulağıma küpe diye takacaklarım var ki altını çizmek için günlüğüme yazıyorum. İşte Füruzan'ın söylediklerinden benim anladıklarım... - Kendi ismini kitabın kapağında görmek için yazanlar var. Ama asıl olan metindir ve yazar kendini, ortaya koyduğu metnin gerisinde tutabilmelidir. - Türkçe çok eski, yaşayan, derinliği olan, yazarın istediği her şeyi anlatabileceği çok zengin bir dil. Önemli olan dilimize sahi...

Pınar Kür'ün Çalışma Odasında Keyifli Bir Tura Ne Dersiniz?

Resim
NTVMSMBC'nin yeni dizisi esinledirici olabilir!!! (BAŞLIĞA TIKLAYIN:)) Çeşitli mesleklerden başarılı isimlerin çalışma odaları...

Rüzgar Gibi Geçti...

Öyle hızlı geçti ki bu hafta... Çarşamba Balıkesr, Cuma Sakarya... İki okul, iki güzel etkinlik... Söyleşiler, imzalar derken mutluluktan başım döndü. İşte bu güzel günlerden birini ölümsüzleştiren Balıkesir'in yerel televizyon kanalı Karesi TV'nin Günlerin Getirdiği programına yansıyanlar.

Söyleşi ve İmza

Geçtiğimiz perşembe günü Timaş Yayınları'nın Kitap Kafe'sinde yaklaşık otuz lise öğrencisiyle bir söyleşiye davet edildim. Samimi, keyifli bir söyleşi oldu. Hep birlikte muhabbet ettik aslında. Onlar bana yazmak, yazamamak, okumak, seçimlerim ve daha bir sürü konuda sorular sordular. Ben de her soruyu hiç eğip bükmeden içimden geldiği, kafamdan geçtiği gibi yanıtladım. Arada da ben onlara sorular sordum, fikirlerini aldım, tercihlerini, sevdiklerini, sevmediklerini öğrenmek istedim. Teveccüh ettiler, kitaplarımı aldılar, imzalattılar, bol bol fotoğraf çektik, çektirdik. :) Aralarında bu satırları okuyan varsa bana o fotoğraflardan göndermesini rica ediyorum. Hepsine öpücükler ve sevgiler. 26.12.2010

KADIKÖY GAZETESİ: "YAZMAK BÜYÜLÜ YOLCULUKMUŞ"

Resim
28.Mayıs - 03.Haziran 2010 tarihli GAZETE KADIKÖY'de yayınlanan söyleşi; YAZMAK BÜYÜLÜ BİR YOLCULUKMUŞ