Kayıtlar

çocuk etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

2019, İçimdeki Çocuğun Okudukları

Resim
Resim Mystic Art Design tarafından Pixabay 'a yüklendi Yeni yılın ilk pazar gününü çocuk kitaplarına ayırmak istediğimi yazmıştım geçen hafta, verdiğim sözü tutuyorum. İki hafta arka arkaya yazabilmek kendi adıma büyük bir gelişme. Bu yıl bloga daha çok yazı yazacağımın, daha çok buluşacağımızın habercisi olabilir mi acaba? Gerçi Aslı Kotaman K24'te yazdığı son yazısında "Yepyeni bir başlangıç yaptığımızı düşünürken akşam yemeğinde dünden kalanları yediğimiz gün; 1 Ocak 2020" demiş ama yine de bazı değişimler olacaktır diye umuyorum. Gelelim geçtiğimiz yılın çocuk kitaplarına... Öncelikle çocuk kitapları konusundaki tercihimi hemen belirteyim: Mesaj verme, bir şey öğretme, çocuğun ruhsal ve zihinsel gelişimini şekillendirme kaygısı olmayan kitaplar okumayı ve önermeyi yeğliyorum. Bu yazıyı okuyan bir ebeveyn olarak size de aynı şeyi öneririm. Bırakın çocuklar çağdaşlarını, komik ve eğlenceli bulduklarını, merak ettiklerini okusunlar. Eğer şimdi okumazlarsa...

Siz de Suçlusunuz!

Resim
Dün sosyal medya çalkalandı. Bir televizyon kanalında yayınlanan aşçılık yarışmasından kovulan yarışmacının papağana yaptığı işkence görüntüleri ortalığı ayağa kaldırdı. Televizyonun ve programın yöneticileri arka arkaya "eski yarışmacıyı" lanetlediler, onun ruh durumunu bilmediklerini, olayla kesinlikle bir ilgileri olmadığını açıkladılar. Yetmedi, diğer kanallardan da destek geldi; bir aklama çabasıdır aldı yürüdü. Bu kadar kolayca sıyrılabilir misiniz bu işten? "Zaten biz onu kovmuştuk; onun böyle hastalıklı bir kişiliği olduğunu bilmiyorduk," cümleleri aklanmanız için yeterli mi? Kimse sormasın mı size bu işteki hissenizin ağırlığını, kimse göstermesin mi sizi... Yok, bazıları yazacaklarımı üstüne alınıp kırılsa da yazacağım. Çünkü anlatmak isteyip de anlatamadığım, düşüncemi istediğim gibi ifade edemediğim durum bu işte... Olay korkunç ama örnekleme açısından konuşulabilir. Yazacaklarım yalnızca ülkemin insanları için değil, tüm toplumlarda geçerli ne yazık...

Okudum: Profesör Kant'ın En Çılgın Günü

Resim
Profesör Kant'ın En Çılgın Günü by Jean Paul Mongin My rating: 4 of 5 stars Okullarda ağırlıklı olarak okutulması gereken en önemli derslerden biri felsefe olmalı. Felsefenin temeli soru sormak olduğuna ve ancak düşünen beyin soru üretebileceğine göre gerçek eğitim düşünmeyi ve felsefeyi öğretmektir bence. Çıtır Çıtır Felsefe serisinin keyifli kavramsal kitaplarının ardından oğlumla birlikte Küçük Filozoflar serisine başlamaya karar verdik. Yayınlanma sırasına göre okuduğumuz bu serinin ilk kitabı Profesör Kant'ın En Çılgın Günü. Kısa sürede okuduk, Kant'ı tanıdık, onun ne üzerine düşündüğünü anladık. Hikayeleştirme, sayfa tasarımı ve resimleme gerçekten çok başarılı. Çocuklarınızla birlikte okumanızı ve felsefeye onların gözüyle bakmanızı öneririm. View all my reviews

Fatma Burçak ile Çocuklara Öykü Yaz

Resim
Bu atölye metin yazma ve değerlendirme çalışmasıdır. Katılımcılar daha önce yazmış oldukları öyküleri geliştirebilir ya da yeni bir öykü yazabilirler. Atölyede nitelikli çocuk kitaplarının ayrıntılı incelemesi ve çocuk edebiyatına ilişkin değerlendirmeler yapılacaktır. Katılımcılardan atölye boyunca bir karakter oluşturmaları, bu karaktere ilişkin bir öykü yazmaları beklenmektedir. Ortaya çıkan metinler grup içerisinde okunarak değerlendirilecek ve öneriler sunularak içeriğin geliştirilmesine çalışılacaktır. Atölye süresi: 6 hafta boyunca cuma günleri, 14.30 – 16.30 Atölye başlangıç tarihi: 27 Ekim 2017 Cuma Kayıt ve Bilgi için:02163502766 ve 05496095546 numaralı telefonlardan ulaşınız.

Kitap Yazdım Başucuna Bıraktım

Resim
Yazmak büyük bir emek ve özveri isteyen bir süreçtir.  Zaman ayırmak, nitelikli düşünmek, hayal etmek, kâğıda dökmek ve sonunda basılması için umutla beklemek gerekir. Ne olursa olsun, ne kadar zor olursa olsun yine de yazmak istiyor ve yazmaktan keyif alıyorsanız, iyi yazdığınızı düşündüğünüz bir cümleden sonra kendinizi mutlu hissediyorsanız doğru yoldasınız. Yazmak böylesine zorlu bir süreçken bir de çocuk kitabı yazmanın çok daha sabır, emek, özen istediğini unutmamak gerekir.  Çocuk edebiyatıyla ilgilenenler ve bu alanda ürün vermek isteyenler için 2 Ekim Pazartesi günü başlayacak olan "Kitap Yazdım Başucuna Bıraktım Yazı Atölyesi", katılımcılarına çocuk kitabı yazmanın tüm inceliklerini öğretmeyi hedefliyor. Neler yapacağız? Katılımcıların yazdıkları hikâyeleri değerlendireceğiz,  Duygu, düş gücü, serüven, mizah, merak, bilgi öğelerinin dağılımı, hikâyenin gelişimi, çocuk romanının özellikleri ve gereken diğer teknikler yazılanlar üzerinden çalı...

Çocuk Öyküleri Yazmak İsteyen Var mı?

Resim
Öncelikle yazmak büyük bir emek ve özveri isteyen bir süreçtir. Zaman ayırmak, nitelikli düşünmek, hayal etmek, kâğıda dökmek ve sonunda basılması için umutla beklemek gerekir. Ne olursa olsun, ne kadar zor olursa olsun yine de yazmak istiyor ve yazmaktan keyif alıyorsanız, iyi yazdığınızı düşündüğünüz bir cümleden sonra kendinizi mutlu hissediyorsanız doğru yoldasınız. Yazmak böylesine zorlu bir süreçken bir de çocuk kitabı yazmanın çok daha sabır, emek, özen istediğini unutmamak gerekir. Birlikte olacağımız süre boyunca çocuk masalları ve öyküleri üzerine düşüneceğiz, konuşacağız, yazacağız... Bekliyoruz :)

O Güzel Gözlerinden Öperim Çocuk

Resim
 Buruk bayramlardan biri daha gelip geçiyor. Çocuklara armağan edilen bu gün aslında ulusal egemenliğimizi de kutladığımızın farkında mıyız acaba, diye düşünüyorum. Sadece çocuk bayramı olmadığının aynı zamanda bir ulusun kaderini eline alışının yıldönümü olduğunu kaç kişi biliyor. Sanırım yirmi üç milyon yedi yüz bin civarında...  Neyse,,, Sadece kendi bayramlarımı değil, kardeşimin, kuzenlerimin, yeğenlerimin ve son yıllarda çocuğumun bayramlarını da gördüm. Yok, öyle nerede o eski bayramlar falan diyecek halim yok. Bizim bayramlarımız da pek güzel kutlanmazdı. Sınıflarımızı süslerdik, şiirler ezberleyip okurduk, bando marşlar falan çalardı. Önce müdür sonra bir öğretmen çıkar günün anlam ve önemini belirten konuşmalar yapardı. Bazen güneşin altında, bazen soğukta, bazen çiseleyen yağmurda şemsiyelerin gölgesinde ayakta dikilirdik. Tam gününde kutlanırdı “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı”. Hafta sonuna bile rastlasa kara önlüklerimizi giyerek okula gelmek, tör...

Çocuklar İçin Yazıyoruz

Resim
Öncelikle yazmak büyük bir emek ve özveri isteyen bir süreçtir. Zaman ayırmak, nitelikli düşünmek, hayal etmek, kâğıda dökmek ve sonunda basılması için umutla beklemek gerekir. Ne olursa olsun, ne kadar zor olursa olsun yine de yazmak istiyor ve yazmaktan keyif alıyorsanız, iyi yazdığınızı düşündüğünüz bir cümleden sonra kendinizi mutlu hissediyorsanız doğru yoldasınız. Yazmak böylesine zorlu bir süreçken bir de çocuk kitabı yazmanın çok daha sabır, emek, özen istediğini unutmamak gerekir. Birlikte olacağımız süre boyunca neler konuşacağız, neler yapacağız ve yeni bir yazma sürecini nasıl geçireceğimize dair birkaç ipucu. Atölye Özet Programı: Ders 1- Atölye programının sunumu ve tanışma. Nasıl başlayacağız?  Ders 2- Çocuk kitabının taşıması gereken biçim ve içerik özellikleri. Ne olmalı, ne olmamalı? Ders 3- Bu kitabı kim okuyacak? Kahramanımız kim? Kahramanınla tanış. Ders 4- Ne kadar hayal, ne kadar gerçek? Hikâyedeki unsurların birbiriyle b...

Kitap Yazdım Başucuna Bıraktım

Resim
ÇOCUK KİTABI YAZMAK İSTEYENLER İÇİN YAZI ATÖLYESİ KAYITLARI BAŞLADI. Çocuk edebiyatıyla ilgilenenler ve bu alanda ürün vermek isteyenler için Fatma Burçak’ın eğitim vereceği, ‘Kitap Yazdım Başucuna Bıraktım yazı atölyesi’, katılımcılarına çocuk kitabı yazmanın tüm inceliklerini öğretecek. Katılımcıların yazdıkları hikâyeler değerlendirilecek, duygu, düş gücü, serüven, mizah, merak, bilgi öğelerinin dağılımı, hikâyenin gelişimi, çocuk romanının özellikleri ve gereken diğer teknikler yazılanlar üzerinden çalışılacak, yayınevleri ile iletişim ve dosya sunumu üzerine bilgiler verilecek.  Atölye Cumartesi günleri 13.30-15.30 saatleri arasında yapılır.8 hafta sürer. Başlangıç tarihi ve fiyat bilgisi için İletişim:  www.akademijurnal.com akademijurnal@gmail.com Adres: Akademi jurnal Asmalımescit, Jurnal sokak, No.10/3. Beyoğlu

Günlüğüm - 50

Resim
  İyi ki doğdun çocuk. Seni doğuran anaya helal olsun. Seni büyüten babaya selam olsun. Adını yüreğimize nakşettik, Bilesin çocuk.

hşşt.. hşşt.. geliyor musun?

Resim

Günlüğüm - 45

Resim
... Benim sizden kendim için                hiçbir şey istediğim yok. Şeker bile yiyemez ki                kâat gibi yanan çocuk. Çalıyorum kapınızı,                teyze, amca bir imza ver. Çocuklar öldürülmesin,                şeker de yiyebilsinler. (1956) Söyleyecek çok sözüm var da bir türlü söyleyemiyorum işte. Belki de dinleyeni olmayacağını bildiğimden düğümlenip kalıyor dilimde, elimde. Bakıyorum her yerde kimin kime ne dediği, Hitler, Nazi anıştırmaları, küfürler... Okumak da, dinlemek de, izlemek de zor geliyor. "Ölen siviller" diye bahsedilen sayıların çoğunun birer çocuk olduğunu unutuyoruz. Bir kaç perişan çocuk fotoğrafıyla geçiştirilemeyecek kadar korkunç aslında yaşananlar. Sade...

Çocuğumu Rahat Bırakın!

Oğlum yedi yaşında. Dört yaşında yuvaya başladı. Altı yaşında ana okuluna gitti, bu yıl ilköğretim birinci sınıf öğrencisi. Geçtiğimiz yıl, oğlumun sınıfında "sınıf anneliği" görevini de yürüten biri olarak ve temelde kendi çocuğumla birlikte edindiğim tecrübe, diğer annelerle yapılan dertleşmelerden çıkan sonuç şudur: Çocuklar okula başladıkları andan itibaren daha önce sahip olmadıkları ruhsal sorunlarla tanışıyorlar. İlkokula başlamadan önce üç yıl yuva ve ana okula devam eden oğlum, onun yaşında tanıdığım en az yirmi çocuk doğru kalem tutmayı, kendini ifade etmeyi, harfleri yutmadan konuşmayı hatta r,s,t, gibi sesleri doğru olarak telaffuz edebilmeyi ancak bu yıl başarabildiler. Üstelik el yazısı yazmak gibi saçma sapan bir yöntemle öğreniyorlar yazmayı. Düşünün ki çocuğunuz el yazısı harfleriyle yazma ve okuma öğreniyor ama MEB tarafından verilen , tavsiye edilen tüm kitaplar düz harflerle basılmış. Pek çok çocuk bu sebeple okumakta zorlanıyor. Çocuklarımızın enerjileri...