Kayıtlar

hikaye etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Gecenin Bir Vakti

Resim
Gecenin bir vakti, çarşamba henüz perşembeye dönmüşken bilgisayarın başında ne yapıyorum. Aslına bakacak olursanız çamaşır makinesinde dönüp duran çamaşırların yıkanmasını bekliyorum. Bir yandan da bu süreyi değerlendirip bu sayfaya yeni bir yazı eklemeye çalışıyorum. Aklımda ne yazacağıma ne söyleyeceğime dair herhangi bir fikir olmadığından kirli çamaşırların yıkanması meselesiyle başladım konuya. Eh bunu söylediğime göre yazıya konu olacak bir şeylerden bahsetmek, sadede gelmek zamanıdır. Son okuduğum, son aldığım kitaplardan bahsetmeye ne dersiniz? Yoğun bir atölye programım olduğundan bu sıralar okuduklarımın bazılarını yeniden okuyorum. Bu kimi zaman gerçek bir okuma kimi zaman ise hızlıca bir gözden geçirme oluyor. Sondan başlayıp geri gidelim. Bugünkü atölyede Jose Saramago'nun ölmeden önce yazdığı ve ölümünden sonra yayımlanan son romanı Kabil'i konuştuk. Okuyanlar bilir ki son derece kışkırtıcı bir romandır. Bize Kabil ile Habil'in hikayesini yaratılış mitinden ba...

Edebiyatın İçinde Felsefeyi Aramak

Resim
Edebi metinler üzerinde konuşurken incelemesini yaptığım romanların/öykülerin yalnızca anlatılan hikâyelerden ibaret olmadığını çok sık anımsar ve anımsatırım. Düşünceler büründükleri biçimler aracılığıyla konuşur. Okuduğumuz sayfada karşımıza çıkan tablo, kahramanın mırıldandığı melodi, ayrıntılarıyla betimlenmiş bir mimari ya da zihnimizde soru işaretleri oluşturan cümleler, insanlığın kolektif belleğinden süzülüp yazarın kaleminden hikâyenin içine planlı ya da plansız karışır, o metni sağlamlaştırır, unutulmaz yaparlar. Felsefe, filozoflar ve düşüncelerinden ibaret değildir tıpkı yazarlar ve yazdıkları metinlerin sadece hikâyelerden ibaret olmadığı gibi. Felsefe düşünmeye, anlamaya, sorgulamaya niyetli bireylerin ve tabii toplumların ortaya koydukları düşünsel bir değişim sürecindeki tartışmaların kendisidir. Siyasi ve toplumsal hareketlerin, büyük dönüşümlerin temelinde; temel hak ve özgürlüklerin tanınmasında ve demokrasinin gelişiminde; insanın bilinçlenmesinde, doğru düşünebilme...

Kaktüs ve Domates

Resim
Kaktüsü yıllardır tanıyorum, babam onu ilk kez bahçenin ortasına diktiğinde neredeyse avucumun içine sığacak kadar küçüktü. Yıllar içinde büyüyüp neredeyse benim boyumu aşan dev bir bitki oldu. Neden mi onu anlatıyorum? Belki çok uzun zamandır aileden biri gibi tüm yaşanmışlıklara şahit olduğu için belki de bir kaktüs olarak yaralarıyla birlikte büyümeyi, güzelleşmeyi bildiği için. Yıllardır bahçemizin ortasında bir yandan büyüyüp ihtişamlı bir bitki haline gelirken bir yandan da diğer bitkileri hatta çiçekleri bile gölgede bırakır. Sadece bahçenin köklenmiş sakinlerine değil, bize ve bahçeye uğrayıp geçen hayvanlara da gözdağı verir. Çünkü ona yaklaşmak, onun yaşam alanına girmek acıyla mühürlenmiş bir yaraya sahip olmak demektir. Tırnak büyüklüğündeki dikenlerle çevrili yaprakları sessiz ama açık bir tehditle tırmalamaya hazırdır. Şimdi ona hesapsızca meydan okuyan domates var yanında. Birkaç yıl önce annemin kaktüsün hemen yanına, kökünün bıraktığı boşluğa serptiği domate...

Kimin Hikâyesidir Anlatılan?

Resim
Bahar kapıyı çalıp mimozalar etrafı sarıya bürüdüğünde ada seferleri de hızlanır. Ben de her bahar yolumu adalara düşürenlerdenim. Hepsini ayrı severim de Burgaz Ada'nın yeri bir başkadır okur yazar takımı için. Burgaz Ada demek Sait Faik demektir; kuşlar, balıklar,balıkçılar, deniz, güneş, rüzgâr demektir; bin öykü, bin bir kelime, bir sızı, İstanbul demektir. Sait Faik Abasıyanık tutkun olduğu yazma işine hayatı boyunca üç kez ara verir: İlkin babasının ölümü, ikinci olarak Medarı Maişet Motoru 'nun toplatılması ve son olarak hastalanması... Toplatılmasıyla yazarını yazmaya küstürecek kadar önem taşıyan Medarı Maişet Motoru 'nun hikâyesi nedir peki? *** Bu yazı romanın özeti değildir ya da konusu hakkında okuyana pek fikir vermeyebilir ki buna özellikle dikkat edilmiştir. Belki bu romanı okumaya özendirebilir  ya da okuduysanız biraz daha derinden bakmaya yarayabilir.*** Öyküleriyle insanı ve doğayı anlamayı ve anlatmayı bir yaşam biçimi olarak gören Sait ...

Fatma Burçak ile Çocuklara Öykü Yaz

Resim
Bu atölye metin yazma ve değerlendirme çalışmasıdır. Katılımcılar daha önce yazmış oldukları öyküleri geliştirebilir ya da yeni bir öykü yazabilirler. Atölyede nitelikli çocuk kitaplarının ayrıntılı incelemesi ve çocuk edebiyatına ilişkin değerlendirmeler yapılacaktır. Katılımcılardan atölye boyunca bir karakter oluşturmaları, bu karaktere ilişkin bir öykü yazmaları beklenmektedir. Ortaya çıkan metinler grup içerisinde okunarak değerlendirilecek ve öneriler sunularak içeriğin geliştirilmesine çalışılacaktır. Atölye süresi: 6 hafta boyunca cuma günleri, 14.30 – 16.30 Atölye başlangıç tarihi: 27 Ekim 2017 Cuma Kayıt ve Bilgi için:02163502766 ve 05496095546 numaralı telefonlardan ulaşınız.

Kitap Yazdım Başucuna Bıraktım

Resim
Yazmak büyük bir emek ve özveri isteyen bir süreçtir.  Zaman ayırmak, nitelikli düşünmek, hayal etmek, kâğıda dökmek ve sonunda basılması için umutla beklemek gerekir. Ne olursa olsun, ne kadar zor olursa olsun yine de yazmak istiyor ve yazmaktan keyif alıyorsanız, iyi yazdığınızı düşündüğünüz bir cümleden sonra kendinizi mutlu hissediyorsanız doğru yoldasınız. Yazmak böylesine zorlu bir süreçken bir de çocuk kitabı yazmanın çok daha sabır, emek, özen istediğini unutmamak gerekir.  Çocuk edebiyatıyla ilgilenenler ve bu alanda ürün vermek isteyenler için 2 Ekim Pazartesi günü başlayacak olan "Kitap Yazdım Başucuna Bıraktım Yazı Atölyesi", katılımcılarına çocuk kitabı yazmanın tüm inceliklerini öğretmeyi hedefliyor. Neler yapacağız? Katılımcıların yazdıkları hikâyeleri değerlendireceğiz,  Duygu, düş gücü, serüven, mizah, merak, bilgi öğelerinin dağılımı, hikâyenin gelişimi, çocuk romanının özellikleri ve gereken diğer teknikler yazılanlar üzerinden çalı...

Çocuklar İçin Yazıyoruz

Resim
Öncelikle yazmak büyük bir emek ve özveri isteyen bir süreçtir. Zaman ayırmak, nitelikli düşünmek, hayal etmek, kâğıda dökmek ve sonunda basılması için umutla beklemek gerekir. Ne olursa olsun, ne kadar zor olursa olsun yine de yazmak istiyor ve yazmaktan keyif alıyorsanız, iyi yazdığınızı düşündüğünüz bir cümleden sonra kendinizi mutlu hissediyorsanız doğru yoldasınız. Yazmak böylesine zorlu bir süreçken bir de çocuk kitabı yazmanın çok daha sabır, emek, özen istediğini unutmamak gerekir. Birlikte olacağımız süre boyunca neler konuşacağız, neler yapacağız ve yeni bir yazma sürecini nasıl geçireceğimize dair birkaç ipucu. Atölye Özet Programı: Ders 1- Atölye programının sunumu ve tanışma. Nasıl başlayacağız?  Ders 2- Çocuk kitabının taşıması gereken biçim ve içerik özellikleri. Ne olmalı, ne olmamalı? Ders 3- Bu kitabı kim okuyacak? Kahramanımız kim? Kahramanınla tanış. Ders 4- Ne kadar hayal, ne kadar gerçek? Hikâyedeki unsurların birbiriyle b...