Kayıtlar

Sadık Dostlara Öyküler Yazdık

Resim
Köpek... Bu kelime farklı çağrışımlar yapar zihnimizde. Sadakatiyle gözümüz, kulağımız, yoldaşımız olan, canımızı emanet ettiğimiz, bizi hep anımsayacağından emin olduğumuz bir dostun adıdır. Diğer yandan en basit hakaret sözcüklerinden biri olarak kullanıp sadık dostlara haksızlık ederiz. Edebiyatist Yayınevi, Pati Öyküleri ile kedileri konuk ettiği sayfalarında bu kez köpekleri ağırlıyor. Sadık Dostlara köpekleri anlatan öykülerden oluşmuyor, yalnızca bir dostluk hikâyesi anlatmıyor. Ayna tutuyor yüzümüze, hem sadık dostlarımızla hem de kendimizle olan mücadelemizi dile getiriyor. Yazıya döktüğümüz bu sözlerin çoğalmasını, bizleri aşıp nasırlaşmış yüreklere de ulaşmasını umuyoruz. 
BEKÇİ.....Alper Kaya
GECE ÇAYI.....Ayşegül Kocabıçak
KAR KIRMIZISI.....Berna Durmaz
MİÇO.....Billur Şentürk
BONCUK’UN TERCİHİ.....Didem Görkay
ARES.....Diydem Deniz Koç 
ANNEMİN GÖZLERİ.....Emel Dinseven
GÜN ve GECE.....Fatma Burçak 
ISSIZ KÖPEK.....Filiz Tanya 
BİZDEN MİSİN?.....Hanife Altun 
SESSİZ YOL…

Şark’ı En İyi Garp Bilir

Resim
Oryantalist resim örneği : Addison Thomas Millar'ın The Bazaar isimli resmi.
Dünyanın en eski medeniyetlerinin hüküm sürmüş olduğu kadim topraklar üzerinde büyük bir zulmün sergilendiği, çetin sınavlardan geçtiğimiz bu günlerde her zamankinden çok daha fazla sağduyuya ihtiyaç var. Barış çığlıkları hiç kimsenin kulağına ulaşamadan sönüp giderken yaşadığımız çağın ve toprakların kadersiz tanıkları olmaktan başka bir şey gelmiyor elimizden. Ortadoğu’dan Avrupa’ya doğru uzanan coğrafyamızda Tanzimat’tan beri batılılaşma peşinde koşarken ne kadar bilmezden gelmeye çalışsak da genlerimize işlenen o ilk bilinci unutmak mümkün değil: Doğulu olmak.
Asya ve Avrupa arasında binlerce yıldır süren tarihsel ilişki, Batı’nın 19. Yüzyıl başlarından itibaren Doğu kültür ve gelenekleri konusunda uzmanlaşma sağlamaya dönük bilimsel disiplin oluşturması, Doğu hakkındaki ideolojik varsayımlar, imgeler ve fantezilerin kesiştiği yer Batı ve Doğu’yu birbirinden ayıran çizgiyi netleştirmesidir. Coğrafi ol…

Fatma Burçak ile Çocuklara Öykü Yaz

Resim
Bu atölye metin yazma ve değerlendirme çalışmasıdır. Katılımcılar daha önce yazmış oldukları öyküleri geliştirebilir ya da yeni bir öykü yazabilirler. Atölyede nitelikli çocuk kitaplarının ayrıntılı incelemesi ve çocuk edebiyatına ilişkin değerlendirmeler yapılacaktır. Katılımcılardan atölye boyunca bir karakter oluşturmaları, bu karaktere ilişkin bir öykü yazmaları beklenmektedir. Ortaya çıkan metinler grup içerisinde okunarak değerlendirilecek ve öneriler sunularak içeriğin geliştirilmesine çalışılacaktır.




Atölye süresi: 6 hafta boyunca cuma günleri, 14.30 – 16.30
Atölye başlangıç tarihi: 27 Ekim 2017 Cuma





Kayıt ve Bilgi için:02163502766 ve 05496095546 numaralı telefonlardan ulaşınız.

Ekim'de Gergedan'dayız

Resim
6 Ekim 2017 Cuma günü kaldığımız yerden okumaya ve metnin içinde yolculuğa başlıyoruz.
Eğer siz de edebiyatın büyük ustalarıyla tanışmak ve birlikte yol almak isterseniz, her Cuma 11.30-13.30 arası keyifli bir sohbet ve müthiş hikayelerle, bize katılın.
Dokuz hafta sürecek olan atölyemizde okuyacağımız kitaplar ve yazarlar şöyle:


06 Ekim Cuma
Baudolino
Umberto Eco
***
13 Ekim Cuma
Baudolino
Umberto Eco
***






20 Ekim Cuma
Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu
Italo Calvino
***
27 Ekim Cuma
Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu
Italo Calvino
***








03 Kasım Cuma
Küçümseme
Alberto Moravia
***
10 Kasım Cuma
Ay ve Şenlik Ateşleri
Cesare Pavese
***





17 Kasım Cuma
Pessoa ve Tabucchi Hakkında
***
24 Kasım Cuma
Ters Yüz Oyunu
Antonio Tabucchi
***
1 Aralık Cuma
Huzursuzluğun Kitabı
Fernando Pessoa




Kayıt ve ücret bilgisi için bize 0216 3502766/ 05496095546 numaralı telefonlardan ulaşabilirsiniz.

Kitap Yazdım Başucuna Bıraktım

Resim
Yazmak büyük bir emek ve özveri isteyen bir süreçtir.  Zaman ayırmak, nitelikli düşünmek, hayal etmek, kâğıda dökmek ve sonunda basılması için umutla beklemek gerekir. Ne olursa olsun, ne kadar zor olursa olsun yine de yazmak istiyor ve yazmaktan keyif alıyorsanız, iyi yazdığınızı düşündüğünüz bir cümleden sonra kendinizi mutlu hissediyorsanız doğru yoldasınız. Yazmak böylesine zorlu bir süreçken bir de çocuk kitabı yazmanın çok daha sabır, emek, özen istediğini unutmamak gerekir.  Çocuk edebiyatıyla ilgilenenler ve bu alanda ürün vermek isteyenler için 2 Ekim Pazartesi günü başlayacak olan "Kitap Yazdım Başucuna Bıraktım Yazı Atölyesi", katılımcılarına çocuk kitabı yazmanın tüm inceliklerini öğretmeyi hedefliyor.



Neler yapacağız? Katılımcıların yazdıkları hikâyeleri değerlendireceğiz, 
Duygu, düş gücü, serüven, mizah, merak, bilgi öğelerinin dağılımı, hikâyenin gelişimi, çocuk romanının özellikleri ve gereken diğer teknikler yazılanlar üzerinden çalışacağız, 
Yayınevleri ile ileti…

DANTE GİBİ ORTASINDA MIYIZ ÖMRÜMÜZÜN*

Resim
İnsan yaşamın bir döneminde geriye dönüp bakma, hayatı, geçmişi sorgulama gereği duyar. Yaptığı hatalar, vazgeçtikleri, vazgeçemedikleri, başarıları, başarısızlıkları bir bir sıraya girip gözünün önünden geçer. Bu hesaplaşma yaşamın günlük rutinlerinden, sorunlarından çok daha derin bir temele dayanır aslında; hayatın kendisine. O hayatın içinde insanın nasıl var olduğuyla ilgili bir sorgudur bu. Başkalarının biçimlendirmesiyle gelinen yaştan sonra kendi olabilme çabasıdır. Danta Alighieri 1307-1321 yılları arasında yazdığı İlahi Komedya’nın başlangıç dizesinde okuru bu varoluş sorgulamasının içine çeker.
Yaşam yolumuzun ortasında Karanlık bir ormanda buldum kendimi, çünkü doğru yol bitmişti.(1)
Papa’nın jübile yılı ilan ettiği 1300 Paskalyasında 7 Nisan Perşembeyi 8 Nisan Cumaya bağlayan gece, tam da insan ömrünün ortası kabul ettiği otuz beş yaşında, ahlaki değerlerin olmadığı, günahkâr bir ortamda yolunu şaşırmıştır.


Eserin en önemli motifi rüyadır. Dante Alighieri’den önce Homeros, Ver…

Herkes Gamlı Baykuş Okuyor

Resim
Gamlı Baykuş dergisi Temmuz-Ağustos-Eylül sayısı bayilerde.
Dergimiz bundan böyle, sizlere daha nitelikli bir tasarım ve içerik sunabilmek adına üç ayda bir yayımlanacaktır. Yeni logomuzu ve tasarımımızı beğeneceğinizi umuyoruz.
Bu sayımızın dosya konusu,  Kahraman ve Antikahraman
İsmail Haydar Aksoy Homeros’un İlyada’sından günümüze, insanlık tarihinde önemli izler bırakmış antikahramanları  odağına aldı.
Abdül Aziz Üskübi, siyaset ve  popüler kültür figürlerinden hareketle, “Aşağıda olan ne varsa bir gün yukarı çıkacaktır” diyen Sinoplu filozof Diyojen’e uzanıyor.
Aysu Erden, edebiyatın alacakaranlık kuşağındaki travmatik kimlikler ve şiddet özelinde kahraman ve antikahramana değiniyor.
Ümit Kireççi, popüler çizgi roman karakterleri üzerinden kahraman ve antikahramanın tanımını ve bu tanımın toplumun bakış açısına göre yer değiştirmesini inceliyor.
Sülbiye Yıldırım, Albert Camus’nün kült eseri Yabancı özelinde dosya konumuzu kapitalizm-üretim ilişkileri üzerinden irdeliyor.
Mehmet Fırat Pür…